Gündem

'Çağımızın sinsi hastalığı diyabet'

Admin
Admin
Editör
Yayınlanma:
23 Şubat 2023 18:00
Güncellenme:
06 Şubat 2026 02:45
'Çağımızın sinsi hastalığı diyabet'Özel Medinova Hastanesi İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Uzman Doktor Mediha Ayhan, tvDEN ekranlarında Hazal Bayık’ın hazırlayıp sunduğu Sağlık Vakti programının konuğu olarak diyabet hastalığı ve hastalığın belirtileri hakkında bilgi verdi.   Mehmet Aydın - AYDIN - Birlik Haber Ajansı (BHA)   Yan dal olarak endokrinolojinin hormon bilimi olduğunu ve hormonel hastalıklarla ilgilenildiğini, diyabet hastalığının da hormon hastalıklardan biri olduğunu ifade eden Ayhan, “Diğer ismiyle şeker hastalığıdır. Tip-1 Diyabet hastalığı genellikle genç, erişkin ve çocuklarda görülen bir hastalıktır. Tabi bu hastalık ilerleyen yaşlarda da görülebilir. Bunlar mutlaka insülin kullanmalıdır. Bir de Tip-2 Diyabet dediğimiz toplumumuzu daha çok ilgilendiren diyabet türüdür. Özellikle kilo alımı, hareketsizlik ve aşırı gıda tüketiminin sebep olabildiği bir hastalık diyebiliriz. Bu hastalığın tipleri önemlidir. Çünkü her tip farklı bir tedavi yöntemi gerektirmektedir” dedi.   “ÖLÇÜM YAPILMADIĞI SÜRECE BUNU ANLAMANIN BİR YOLU YOKTUR”   Diyabet hastalığının belirtilerinin belli bir değere ulaşmadan belirti vermediğini söyleyen Ayhan, şunları kaydetti: “Bunlar çok su içme ile görülmeye başlar. Biri sadece 1 bardak su içerken kişi kendisi 2-3 bardak su içmek isterse, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, çok yemek yenilmesine rağmen zayıflama, yemekten sonra aşırı halsizliğin oluşması, tekrarlayan mantar enfeksiyonları ve ayakaltında yanma gibi şikayetler şeker hastalığının belirtisidir. Ölçüm yapılmadığı sürece bunu anlamanın bir yolu yoktur ”   Diyabet hastalığına yakalanma riski olan kişilerin düzenli ölçümlerini yaptırmaları gerektiğini ifade eden Ayhan, “Belirli grup hastaların taranması gerekiyor. 35 yaş üzerindeki bütün bireylerin 3 yılda bir açlık şekerlerinin ölçülmesi gerekiyor. Beden kitle endeksi yüksek hastalarımız kontrol edilmelidir. Ailesinde 1. ve 2. dereceden yakın şeker hastası olan varsa, kadın bir hastada poliklistik over sendromu varsa, hareketsiz yaşam tarzı varsa, beslenme bozukluğu, kan şekerini yükseltebilecek kortizonlu ilaçlar kullanılıyorsa, daha önce iri bebek doğurmuş bir kadın hasta varsa veya daha önce hamilelik şekeri teşhisi almışsa hastamız mutlaka 35 yaşını beklemeden daha erken yaşlarda ve yılda bir kez açlık kan şekerinin takip edilmesi önerilmektedir” diye konuştu.   “AÇLIK ŞEKERİNİN DEĞERİ 100’ÜN ÜSTÜNE GEÇİYORSA DİKKAT”   Açlık şekeri ölçümünün belirli bir değerinin üstüne çıkmamasını ve kan şekerinin dengeli olmasını vurgulayan Ayhan, “Açlık şekeriniz 100’ün üstüne çıkmaya başladıysa alarma geçmeniz gerekiyor. Normal bireylerde tokluk şekeri dediğimiz öğünden 2 saat sonrasına 120-130 olabilmektedir. Şeker yükleme testlerinde 4 bir yöntemde hemoglobin a1c dediğimiz tedavi yöntemi var. Eğer altının üstündeyse kontrol edilmelidir. Ne kadar erken tanı o kadar hayat demektir. Şekeri düşük tutsanız bile artık eskisi gibi olmuyor. Böbrek yetmezliğine kadar gidebiliyor. Kalp damar hastalıklarına zemin hazırlıyor, bacak damarlarını etkileyebiliyor. Diyabet hastalığının komplikasyonlardan korunmanın tek yolu kan şekerinin dengeli gitmesidir. Glikoz oranı yüksek besinlerin tüketilmesini önermiyoruz. Kaliteli karbonhidratların tüketilmesini öneriyorum. Yiyeceklerde miktar ve kaliteyi belirlediğinizde zaten bütün sorunlar çözülecektir” dedi. (Birlik Haber Ajansı-BHA)