Yerel

“Uçan Profesör” Hüseyin Bağcı’ya övgü: “Türkiye’nin dünyaya açılan zihni”

Mehmet Öğütçü, kaleme aldığı yazıda Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’yı “Türkiye’nin dünyaya açılan zihni” olarak tanımladı. Öğütçü, Bağcı’nın yalnızca akademisyen kimliğiyle değil, uluslararası ilişkiler alanındaki birikimi, televizyon programlarındaki analizleri ve yetiştirdiği öğrencilerle bir figür haline geldiğini ifade etti.

NAZLI ÖNGÖREN
NAZLI ÖNGÖREN
Editör
27 Mayıs 2026 15:20

ANKARA - BHA 

Yazısında Hüseyin Bağcı’nın akademik derinliği, öğrencileriyle kurduğu güçlü bağlar, uluslararası platformlardaki etkinliği ve mütevazı kişiliğine dikkat çeken Öğütçü, “Uçan Profesör” ifadesinin yalnızca bir benzetme değil, Bağcı’nın sürekli hareket halinde olan akademik yaşamının özeti olduğunu belirtti.

Öğütçü yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de bazı insanlar vardır… Onları yalnızca akademisyen, televizyon yorumcusu ya da dış politika uzmanı diye tarif etmek yetmez. Çünkü zamanla bulundukları alanın sınırlarını aşar, bir zihniyetin ve hatta bir dönemin temsilcisine dönüşürler. Hüseyin Bağcı bana göre tam da böyle bir isim.”

“Hüseyin Bağcı ise bütün bu alanların arasında nadir görülen bir denge kurabildi. Belki onu ‘fenomen’ yapan şey de tam burada başlıyor.”

“Hüseyin’i uzun süre aynı yerde görmek zordur. Çünkü o sürekli hareket hâlindedir. Bir gün Beijing’de enerji güvenliği zirvesindedir, ertesi gün Prague’daki güvenlik konferansında…”

“Kimseye eyvallahı olmadan ilişki kurabilmek” ifadesini kullanan Öğütçü, Bağcı’nın farklı çevrelerle temas kurmasına rağmen bağımsız çizgisini koruduğunu vurguladı.

Yazıda ayrıca Bağcı’nın öğrencileri üzerindeki etkisine de geniş yer verildi. Öğütçü, “Türkiye’de birçok akademisyen bilgi aktarır ama çok azı hayat değiştirir” diyerek, Bağcı’nın öğrencilerine yalnızca bilgi değil, uluslararası vizyon kazandırdığını kaydetti.

Mehmet Öğütçü, televizyon ekranlarında dış politika analizlerinin çoğu zaman sloganlara dönüştüğünü belirterek, Hüseyin Bağcı’nın ise “reaksiyon değil analiz üreten” bir isim olduğunu ifade etti.

Yazının sonunda Türkiye için üç stratejik ders sıralayan Öğütçü, dünyayı okuyabilen, genç kuşaklara yön verebilen akademisyenlerin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Güçlü ülkeleri yalnızca ordular, ekonomiler ya da teknolojiler büyütmez. Bazen bir ülkenin asıl stratejik sermayesi, dünyayı okuyabilen ve yeni kuşaklara ufuk açabilen zihinleridir.”

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!