Yerel

Ömer Gürsoy: ''TMOK’da yeni dönem: türk sporu artık zihinsel eşiği aşmak zorunda''

Spor yazarı Ömer Gürsoy, ''TMOK’da yeni dönem: türk sporu artık zihinsel eşiği aşmak zorunda'' adlı köşe yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Egemen ALTINBAŞ
Egemen ALTINBAŞ
Editör
16 Mayıs 2026 12:53

ANKARA - BHA

Spor yazarı Ömer Gürsoy'un ifadeleri:

''Ortak Akıl ve Stratejik Vizyon Dönemi

Bugün Türk sporunun önündeki temel mesele yalnızca sportif başarı değildir. Asıl mesele; spor yönetiminin değişen dünyaya ne kadar uyum sağlayabildiği, kurumların ne kadar vizyon üretebildiği ve olimpik kültürün ne ölçüde sürdürülebilir bir yapıya dönüştürülebildiğidir.

Daha önce “TMOK rutinin dışına çıkmalı” başlıklı yazımızda da özellikle vurguladığımız gibi; Türk sporu artık fiziksel değil, zihinsel bir eşik aşmak zorundadır. Bu eşiği aşacak olanlar da yalnızca sahadaki sporcular değil, masadaki vizyon sahipleridir. Çünkü bugün tesis yapmak, organizasyon düzenlemek ya da sporcu yetiştirmek artık tek başına yeterli değildir. Asıl ihtiyaç duyulan şey; bütün paydaşları aynı hedef etrafında buluşturabilecek güçlü bir stratejik akıldır.

TMOK ve TMPK’nın da tam bu noktada yalnızca temsil eden kurumlar değil, Türk sporuna yön veren yapılar haline gelmesi gerekmektedir. Aksi halde yıllardır konuşulan sorunları yeniden yazmaya, tartışmaya ve izlemeye devam ederiz.

Türk sporu bugün yetişmiş insan kaynağına, uluslararası standartlarda tesislere ve önemli bir spor birikimine sahiptir. Ancak doğru yönetim modeli, ortak akıl kültürü ve uzun vadeli planlama ortaya konulmadığı sürece bu potansiyelin önemli kısmı zaman kaybına dönüşme riski taşımaktadır. Özellikle 2028 ve 2032 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na giden süreçte artık günü kurtaran yaklaşımlar yerine kurumsal hafızayı güçlendiren, liyakati önceleyen ve federasyonlarla birlikte hareket eden yeni bir anlayışa ihtiyaç vardır.

İşte bu nedenle 4 Nisan’da gerçekleştirilen seçim sonrasında TMOK’da başlayan yeni dönem yalnızca bir yönetim değişikliği olarak görülmemelidir. Prof. Dr. Veli Ozan Çakır’ın başkanlığa seçilmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni yapı, aynı zamanda Türk spor yönetiminin geleceğine dair önemli mesajlar vermektedir.

Özellikle IOC’nin tüm üye ülkelerde görmek istediği; federasyon temsilcilerinin yönetimlerde daha etkin yer alması yönündeki yaklaşımın, henüz tüzük değişikliği tamamlanmadan uygulamaya geçirilmesi dikkat çekici bir adımdır. Bu yaklaşım, TMOK’un daha kapsayıcı, daha katılımcı ve sporun tüm bileşenlerini içine alan bir yapıya dönüşmesi açısından önemlidir.

Federasyonların artık TMOK yönetiminde daha aktif görev alacak olması, Türk sporunun ortak akıl üretme kapasitesini de artırabilir. Nitekim Başkan Yardımcısı Bilge Donuk’un Fair Play Komisyonu toplantısında özellikle dikkat çektiği noktalardan biri de bu olmuştur. Çünkü olimpik hareketin geleceği yalnızca birkaç yöneticinin değil; federasyonlardan spor insanlarına kadar geniş bir yapının birlikte üreteceği vizyonla şekillenecektir.

Bu süreçte federasyon başkanları ve yöneticilerinin de tarihi bir sorumluluk üstlendiklerinin altını özellikle çizmek gerekir. 

Çünkü bundan sonraki dönemde federasyon temsilcileri yalnızca kendi branşlarının gelişimi için değil, Türk sporunun bütüncül yapısına katkı sunacak ortak vizyonun oluşması adına da önemli görevler üstleneceklerdir.

TMOK’un önümüzdeki süreçte sadece protokol üreten bir kurum değil; spor kültürünü geliştiren, federasyonlarla koordinasyon sağlayan, olimpik değerleri topluma yayan ve spor diplomasisini güçlendiren bir merkez haline gelmesi Türk sporu adına önemli bir kazanım olacaktır.

FAIR PLAY KOMİSYONU’NDA VEFA VE YENİ VİZYON

Bayrağın Devri ve Kurumsal Hafıza

TMOK’da yeni dönem başlarken, kurul ve komisyonlarda da yeni bir yapılanma süreci başladı. Bu değişimin en anlamlı örneklerinden biri ise Fair Play Komisyonu’nda yaşandı.

Yıllarını bu komisyona adamış olan Remzi Yılmaz’ın başkanlığa getirilmesi bir hakkın teslim edilmesi niteliğindedir. Fair Play denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri olan Erdoğan Arıpınar’ın Onursal Başkanlığa getirilmesi ise TMOK adına önemli bir vefa örneği olmuştur.

Kişisel olarak benim için de bu süreç ayrı bir anlam taşıyor. 2011 yılında Sayın Uğur Erdener’in TMOK Başkanlığı döneminde delegesi olduğum TMOK’da, geçtiğimiz yıl kurum tarihinde ilk kez oluşturulan Anma ve Onurlandırma Komisyonu’nda görev alma fırsatı bulmuştum.

Belki de son dönemde TMOK’un kamuoyunda en görünür çalışmalarından birine imza atan bu komisyon, Türk sporunun olimpik hafızasını yeniden gündeme taşıyarak geçmişimize dönüp bakmamızı sağladı. Bu noktada, komisyona hem ruhunu hem de emeğini koyan Komisyon Başkanı Necdet Ayaz’ın katkılarının özellikle altını çizmek gerekir.

Şimdi ise TMOK bünyesindeki görevime Fair Play Komisyonu ile devam edeceğim. Birbirinden değerli isimlerin yer aldığı bu komisyonun, geçmişten gelen tarihi misyonunu; Onursal Başkan Erdoğan Arıpınar’dan aldığı bayrağı devralan Remzi Yılmaz’ın yeni projeler ve yenilikçi yaklaşımlarla daha ileri taşıyacağına inanıyorum.

Çünkü fair play yalnızca spor sahalarının değil; spor yönetiminin de temel karakterini belirleyen en önemli değerlerden biridir.''

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!