ŞEVKET GÖLÜK / ANKARA - BHA
Ankara’da Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) çalıştayı düzenlendi. Düzenlenen çalıştayda, KOAH alanında toplumsal farkındalığın arttırılmasından hastalığın önlenmesine ve bağışıklamanın önemine, erken tanıdan iklim krizi ile kötüleşen hastalıkların yönetiminde sürdürülebilir sağlık modellerine uzanan yol haritası ele alındı. Çalıştay; Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan göğüs hastalıkları uzmanları, sağlık ekonomistleri, hasta dernekleri ve sivil toplum kuruluşları gibi geniş bir paydaş grubunu aynı platformda buluşturdu.
Bilimsel uzmanlığını ileri teknolojiler, Ar-Ge gücü ve yenilikçi sağlık çözümleriyle birleştiren Sanofi ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında imzalanan iş birliğinin ilk somut adımı, Ankara’da gerçekleştirilen "Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) Çalıştayı" oldu.
"KOAH Yönetiminde Birlikte Geleceği Tasarlıyoruz" başlığıyla TÜSEB Aziz Sancar Araştırma Merkezi’nde düzenlenen çalıştayda; göğüs hastalıkları alanındaki uzman hekimler, kamu temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerinden temsilciler, akademisyenler, sağlık profesyonelleri, sağlık ekonomistleri, girişimcilik ekosistemi temsilcileri, hasta dernekleri ve iklim savunuculuğu alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek KOAH yönetiminde ihtiyaç duyulan dönüşüm alanlarını değerlendirdi.
Çalıştay kapsamında; erken tanı mekanizmalarından önleme stratejilerine, hasta takibinden dijital sağlık teknolojilerine kadar uzanan geniş bir perspektifte KOAH yönetimini dönüştürebilecek çözüm alanları değerlendirildi. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda özellikle yapay zekâ destekli sağlık teknolojileri, veri odaklı hastalık yönetimi, hasta deneyimi, farkındalık eksikliği ve sürdürülebilir sağlık hizmet modelleri öne çıktı. Bu kapsamda hızlı ve etkili çözüm üretmeyi hedefleyen çevik sprint yaklaşımıyla yürütülen çalıştay süreci, Türkiye Kronik Hava Yolu Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı (2025-2030) hedefleri doğrultusunda dijital çözüme ihtiyaç duyulan alanların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesiyle tamamlandı.