Politika

İzmir'de kadın ve engelli haklarının savunucusu olarak gönüllere giren Psikolog İlknur Peder, TBMM'de bu mücadelesine devam etmek istiyor

Admin
Admin
Editör
Yayınlanma:
28 Mart 2023 18:00
Güncellenme:
06 Şubat 2026 02:44
İzmir'de kadın ve engelli haklarının savunucusu olarak gönüllere giren Psikolog İlknur Peder, TBMM'de bu mücadelesine devam etmek istiyorDeprem uzmanlarının olası bir İzmir depremi açıklamaları sürerken onu bir bakıyorsunuz İzmir'deki tüm engelli derneklerinin toplandığı bir yerde " depremde engelliler ne yapacak?" sorusuyla masada toplantı da görüyorsunuz. Kahramanmaraş merkezli 11 ili de etkileyen deprem bölgesine gönderilen ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin kendi bünyesinde ürettiği konteynerlerin içinde bedensel engelli yurttaşlar için düzenlemeler var mı, yok mu diye konteyner üretilen merkez de görüyorsunuz. Konteynerleri inceliyor, ilgililerle fikir alışverişinde bulunuyor. Kadın hakları konusunda sürekli olarak duyarlılık sağlamak için yapılan tüm faaliyetlerde İzmir'de o yine en başta görünen kadın hakları savunucusu. Deprem sonrası ortaya çıkan toplumun travmatize olduğu gerçeği ilk dillendiren ve kamuoyuna taşıyan yine o. Enkaz altında kalan depremzedelerin kurtarıldıktan sonra böbrek rahatsızlığı çekecek olmasına dikkat çeken, diyalizle ilgili tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çizen yine o. Bu gözlemlerimizin ve araştırmalarımızın ardından bir araya geldiğimizde bizleri yine o gülen gözleriyle ve nezaketli diliyle karşılıyor. Psikolog İlknur Peder'i daha yakından tanımak için sorularımızı ardı ardına sıraladık ve kendisi de samimi ve yalın bir dille cevapladı. Okurlarımız için tekrar soralım İlknur Peder kimdir? İzmirliyim. Mesleğinde 20. yılını yaşayan bir psikoloğum. Türkiye Sakatlar Derneği İzmir şubesi başkanıyım. Önceki dönem İzmir Ticaret Odası sağlık grubu başkanıyım. "Elim Sende" isimli bir kitabım var. Dünyaya geldiğimden bu yana bedensel engelliyim. Özetle kadınlar ve engellilerle ilgili yıllardan beri hak temelli çalışmaların içerisinde bulunan, mesleğini severek yapan, psikoloji bölümünde eğitim alan gelecekte meslektaşım diyebileceğim öğrencilere elinden geldiğince deneyimlerini ve desteğini sunan, okumaya düşünmeye üretken olmaya çalışan bir İzmir kadınıyım. Şimdi de Deva Partisi İzmir Milletvekili adaylığı için başvurmuşsunuz, böyle bir adım atmanıza ve siyasete girme sebebiniz nedir? Biz kadınlar olarak özellikle de engelli kadınlar olarak kendi meselelerimize kendimizin sahip çıkma zamanımız geldi de geçiyor. Yıllardır sivil toplum kuruluşlarında medyada birçok platformda sorunlarımızı dile getiriyoruz. Ancak hakkımız ve ihtiyacımız olan çözümlerin kararların birileri tarafından alınmasını bekliyoruz. Bence artık o kararları bizler bizzat kendimiz almalı sorunlarımızı ve taleplerimizi meclisimizde bizzat kendimiz ifade etmeliyiz. Deva Partisi teşkilatlarında kadın sayısı oldukça fazla bunu neye bağlıyorsunuz? Maalesef ülkemizde kadının yaşam şartları ekonomik sosyal anlamda oldukça zorlaştı. Kadın erkek hepimiz için hayat şartları güç. Ama kadınlar bu durumda gerçekten çok daha mağdurlar. Depremzede kadın, üniversite öğrencisi kadın, ev kadını, anne olan kadın, çalışan kadın, tarımla uğraşan kadın, kentli kadın, engelli kadın hepimizin ciddi sorunlarımız var. En temel ihtiyaçlarımızla ilgili ciddi alacaklıyız. Bu nedenle işin başa düştüğünü anladık ve genel başkanımız Sayın Ali Babacan'ın da teşvikiyle Deva Partisinde çalışmaya başladık. Kadınlar olarak şehirlerimizde evlerimizde kendimizi güvende hissetmek istiyoruz, geleceğimize umutla bakabilmek geleceğe dair planlar yapabilmek istiyoruz. Bir haksızlığa ve mağduriyete uğradığımızda hakkımızın korunacağına inanmak istiyoruz. Kadınlar ve engelli kadınlar olarak gençler olarak kendimizle ilgili kararları müsaade etsinler de artık biz alalım. Tüm bunları milli iradenin hayat bulduğu milletimizin meclisinde kendimiz dile getirelim. Önümüzdeki dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi sizce nasıl olmalı? Orası bizim meclisimiz bu milletin hepimizin meclisi. O güzel mecliste artık beyefendiler kadar biz kadınlarda yer almalıyız. Rengarenk ceketlerimizi giyerek, sarı, siyah, kızıl saçlarımızla ya da zarif başörtülerimizle milletin huzurunda. meclisin kürsüsünden kendi meselelerimizi kendi taleplerimizi projelerimizi bizler dile getirmeliyiz. Ama sadece kadın olduğum için İzmirli olduğum için ya da engelli olduğum için milletin meclisinde olmamalıyım olmamalıyız. Söyleyecek sözümüz olduğu için vizyonumuzu, birikimlerimizi, sahada edindiğimiz tecrübelerimizi yasamanın gücüne katarak, hayalimizi gerçekleştirmek için milletimizin meclisinde olmalıyız. İlknur Peder'e biz sorduk o cevaplandırdı. O şimdi İzmir'den bir ses, bir nefes olmak, mecliste halkı için çalışmak ve yasamanın merkezinde çözüm önerileri ile bu hayallerinin hayat bulması için bir çabanın içinde. Kendisine çıktığı bu yolda başarılar diliyoruz. (daremedya.com)