Gündem

ÖZLEM ZENGİN: HEDEF HALİNE GELİYORUM

Admin
Admin
Editör
Yayınlanma:
18 Mart 2023 18:00
Güncellenme:
06 Şubat 2026 02:46
ÖZLEM ZENGİN: HEDEF HALİNE GELİYORUMAK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin katıldığı bir tv programında soruları yanıtladı. Özlem Zengin son günlerin en önemli tartışması olan 6284 sayılı kanun üzerine ve diğer konulara değindi. Hüseyin KÖMÜR - TOKAT - Birlik Haber Ajansı (BHA) Ak Parti Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin katıldığı tv programında gündeme dair soruları yanıtladı. Cumhur İttifakı'nın genişlemesi kapsamında Fatih Erbakan'ın Genel Başkanlığını yaptığı Yeniden Refah Partisi tarafından sunulan bazı maddeler de yer alan 6284 sayılı kanun tartışma yaratmış, Ak Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'de TBMM Genel Kurulu Parti Grup konuşmasında 6284 sayılı kanunun kırmızı çizgisi olduğunu belirtmişti. Özlem Zengin Katıldığı tv programında 6284 sayılı kanun üzerinden yaptığı açıklama sonrası sistematik saldırıya uğradığını, sosyal medya üzerinden de yapılan açıklamaların planlanmış olduğunu belirtti. Özlem Zengin " Şimdi doğrusu artık bu konuyla alakalı konuşmak istemiyorum. Beni anlayacağınızı düşünüyorum şu sebeple. Dün akşam gördünüz. Ben hedef haline geliyorum. Bu konuyla alakalı Sayın Bakanımız açıklama yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları var. Fakat ne zaman ben bu konuya dair bir şey söylesem normalde çok aşan bir hedef olma hali ortaya çıkıyor ve bana sadece Twitter'dan değil dünden itibaren görüyorsunuz zaten yapılan açıklamaları, saldırıları çok düzenli planlanmış bir saldırıya dönüşüyor" dedi. BU YAPILAN SALDIRILAR KADINLARI RAHATSIZ EDİYOR Özlem Zengin "Ama bununla da kalmıyor. Ben telefonuma yüzlerce mesaj alıyorum ve tehdit mesajları alıyorum. Yani bu konunun ne kadar ciddi bir konu olduğunu bilmiyorum. Kamuoyu fark ediyor mu? Yani burada 6284 tabii ki tartışılabilir. İstanbul Sözleşmesi Türkiye'de çok tartışıldı. Mesele bunların tartışılıyor, oluyor olması değil. Benim itirazım usulüne yöntemine. Fakat bundan kamuoyu yeteri kadar rahatsızlık duymuyor ve doğrusu bu yapılan saldırılar Türkiye'de kadınları çok rahatsız ediyor. Bütün kadınları rahatsız ediyor... Ben kendi fikirlerimi anlatmıyorum. Bulunduğum yerde ben grubumuz adına konuşuyorum. Ama grubumuz adına konuşan bir erkek arkadaşımız olduğunda hiç sorun olmuyor. Fakat ben konuştuğum zaman, Özlem Zengin olarak konuştuğum zaman tarifi imkansız bir şekilde planlı, düzenli bir saldırıya uğruyorum.Kadın erkek herkese buradan seslenmek istiyorum. 6284 bizi bölen bir tartışma olamaz. Böyle bir tartışma uslubu olamaz. Şu anda ben bakıyorum. Saadet Partisi'nin hatırlayınız daha evvelki açıklamalarını. Türkiye'de İstanbul Sözleşmesiyle ilgili tartışmayı Saadet Partisi açmıştır. Bugün 6'lı masaya baktığınız zaman yan yana durduklarında bu konuya dair var mı bir çatışmaları? İstanbul sözleşmesinin geleceğini söylüyor Sayın Akşener. Cumhuriyet Halk Partisi, HDP şu an bir araya gelmeleri muhtemel parti. Saadet Partisinden en ufak bir ses yok. Bir uzlaşmaları var. Siyasi partilerin kendi fikirleri muhakkak ki vardır farklı konularda. Ama bunlar yan yana gelmelerinin gelmeleri konusunda engel teşkil etmiyor. Refah Partisi de bu konuda nasıl istiyorsa öyle düşünebilir..." şeklinde konuştu. BU KANUNA YÜKLENEN ANLAMIN DERİNLİĞİNİN KAMUOYU TARAFINDAN GÖRÜLMESİ GEREKİYOR Özlem Zengin "Ben tehdit edildiğimi söylüyorum. Bunun bir anlamı yok mu sizin için? Yani bu twitleri herhalde birazcık bakarsanız bunların normal olduğunu kim söyleyebilir bana? Biz zaten muhalefetle her an genel kurulda kelimelerle kafa kafaya geliyoruz. Bu bizim için en tabii şeydir. Ama ben gördüğüm tablo, bizim gibi insanlar kendi içimizde konuları tartışırken böyle bir üslup kullanamayız. Böylesine bir tehdit dili kullanamayız. Ben hatırlıyorum yani Saadet Partisi'nden başlayan bir tartışmadır aslında bu. Nihayetinde yani burada muazzam bir üslup sorunu var, muazzam bir tehdit dili var. Bu tehdit dili Türkiye'deki bütün kadınları rahatsız ediyor. Ve şunu söyleyeyim kendimden çıkarak çünkü kendimi de bir remzi olarak ifade ediyorum. Bakın bazen kanunlar içinde yazan maddelerden bağımsız bir anlam kazanıyorlar. Neden 6284 kadınlar istiyor biliyor musunuz? Bu kanuna baktıkları zaman içindeki maddelerden bağımsız olarak kendi hayatları ile alakalı bir özgürlük alanının daralma ihtimalinden dolayı kadınlar kaygı duyuyorlar. Ben istediğim gibi eğitim alamayacak mıyım, istediğim gibi üniversiteye devam edemeyecek miyim, istediğim gibi çalışamayacak mıyım? Yani bu kanuna yüklenen anlamın daha da derin olduğunu, çok boyutlu olduğunu ben kamuoyunun görmesi gerektiğini düşünüyorum. Ve bu konuda camiamız artık bu meseleyi değerlendirirken bu perspektifte bir perspektiften bakarak değerlendirmeleri gerekiyor. Çok önemli bir noktadayız. Bakın kadın seçmenler rahatsız oluyorlar. Ben de yıllardır siyaset yapıyorum, görüyorum. O insanlara ulaşana kadar ben Türkiye Büyük Millet Meclisi diyelim her gün yüzlerce kadın, yüzlerce insan ağırlıyorum. Ve sade kadınlara da milletvekili değilim. Ben 3 erkek çocuk annesiyim. Bütün hayatım en iyi şekilde üç erkek evlat yetiştirmekle geçti. O yüzden yani bu tartışmanın üslubuna bir itirazım var ve artık bu kanunla alakalı da tek bir şey söylemek istemiyorum. Yani yorgunum yani bu yalnızlıktan da yorgunum..." ifadelerine yer verdi. DEPREMİ BİZE UNUTTURAN BİR TARTIŞMA ALANI Özlem Zengin "Bakın bu konular 6284 ve İstanbul Sözleşmesi de akademik olarak üzerinde çalışılması gereken bir meseledir. Yani bir sözleşme düşünün, bir kanun maddesi düşünün, içinde yazanlara hiç bakılmaksızın bir toplumda bu kadar ayrışmaya sebebiyet veren başka bir şey ben görmedim şu ana kadar. Böylesine tarafları bölen, böylesine şiddeti artıran bir tartışma alanı yok Türkiye'de. Bakın depremi bize unutturan bir tartışma alanı. Bütün sorunları kenara koy. Duran benim açımdan değil, tartışmaların boyutuna baktığımız zaman. O yüzden bu konuya dair olan tartışmaların insani bir boyut kazanması lazım. Bu konuya dair olan tartışmaların üslubunun normal bir hale, hukuki, hukuken normal kabul edilecek bir hale gelmesi lazım. Ve bu konunun bizi bölmesine, parçalanmasına, bizim içerisinin içimizde böylesine bir ayrışma yaratmasına müsaade etmemek lazım. Kadın konusu, şiddet konusu hiç parti ayrımı olmaksızın hepimizin bir meselesi. Fakat bu konular tartışılırken olayın hangi boyuta geldiğini ve bunun hangi kasıt altında yapıldığının kaçırıldığını düşünüyorum. Sadece Twitter'da değil, WhatsApp gruplarında da çok ama çok nahoş tartışmalar var. Çok çirkin şeyler görüyorum ve üzülüyorum. Yani üzülüyorum. Biz bu işleri daha düzgün tartışabiliriz. Bizim Türkiye'nin içinde bulunduğu birikim bunlara daha ciddi, daha seviyeli, daha insani ve daha İslami, daha İslami bir tartışma ortamında bunları konuşmaya müsait diye düşünüyorum. Tekrar teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. (Birlik Haber Ajansı-BHA)