Büşra İrem ÇAM/Ankara, BHA- Gelecek Partisi’nin İstanbul’da düzenlediği iftar programında konuşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Hiç kimsenin dışlanmadığı, din ve vicdan özgürlüğünün tam bir teminat altına alındığı, her bir inancın saygı gördüğü, her etnik kökenin, her dinin aziz kabul edildiği yeni bir dönemin habercisiyiz” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen iftar programına Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi üyeleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı katıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ardından konuşma yapan Davutoğlu, konuşmasına 13’üncü Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Millet İttifakı’nın Genel Başkanlarını, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, STK’ları ve vatandaşları selamlayarak başladı.
İmamoğlu'nun konuşması için tıklayın.
Davutoğlu yaptığı konuşmada şu sözleri kaydetti:
Millet Soframız, milletimize hayırlı, ülkemize bereketli olsun. Geçtiğimiz ay yaşadığımız deprem felaketinde hayatlarını kaybeden saygıdeğer vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Rabbimden bu mübarek gecede, ülkemize bir daha böyle bir felaket yaşatmaması için niyazda bulunuyorum. Allah ülkemizi, milletimizi aziz eylesin.
“Milletimize barış taahhüdünü veriyoruz”
Ramazan ayı, bu yıl bir seçimin öncesine geldi. Aslında Ramazan ayı bu vesile ile siyasetimize belli ilkelerin hatırlatılması için bir vesile oluyor. Öncelikle barış ilkesi… Aziz dinimiz İslam’ın kelime kökü olan slm, barış anlamına gelmektedir. İslam barış dinidir derken, bütün insanlığa barış mesajı sunan bir ilahi kelamdan bahsediyoruz. Biz barışın öncüsü olmak zorundayız. İslam dininin esası olan ve kelimenin kökünde huzuru, güvenliği, esenliği, barışı temsil eden aziz dinimizi hakkıyla temsil etme sorumluluğunu üzerimizde taşıyoruz. Bu mübarek ramazan gecesinde, Millet Soframızı oluşturan Genel Başkanlar olarak, milletimize barış taahhüdünde bulunuyoruz. Millet İttifakı; Millet Sofrası, Halil İbrahim sofrası, 200 yıllık modernleşme tarihimizin, 150 yıllık meclis tarihimizin, 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin ve 75 yıllık demokrasimizin en büyük toplumsal barış projesidir. Bu yolla Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına girerken, İstiklal Savaşı’mızın bütün kahramanlarını başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere rahmetle anıyor ve bu Ramazan sofrasından toplumumuzda istiklali, barışı egemen kılacağımız sözünü veriyoruz.
“Bütün farklılıkları çeşitlilik kabul ediyoruz”
İkinci ilkemiz insan onurudur. Siyasetimizin esası insan onurudur. Şeyh Galip’in deyişiyle, “Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen” Alemin özü olan insanı, varlığın göz bebeği olan insanı hedef edinmeyen, ona özgürlüğü, güvenliği, huzuru vadetmeyen hiçbir siyaset Ramazan ruhunun aslına uygun olamaz. Biz, eşrefi mahlukat olan insanı, hiçbir ayrım gözetmeden 85 Milyon omuz omuza, bütün etnik, dini farklılıkları bir çeşitlilik kabul ederek, bir zenginlik kabul ederek bir araya getirme taahhüdünde bulunuyoruz.
“Kine, düşmanlığa son vereceğiz”
Üçüncüsü muhabbet. Kendisinden feyz aldığım, mekanı Anadolu’nun ruhunu temsil eden HZ. Mevlana’nın deyişiyle, biz bu topraklara ancak ve ancak sevgi tohumları ekmeye geldik. Kutuplaşmayı, ötekileştirmeyi, düşmanlaştırmayı şiar edinenlere karşı, biz muhabbeti, sevgiyi, uzlaşıyı egemen kılacağız. Anadolu’nun her bir köşesine sevgi tohumları ekeceğiz. Kine, nefrete, düşmanlığa son vereceğiz.
“Muhabbeti egemen kılacağız”
Dördüncü önemli ilkemiz, işte kin ve nefrete son vererek siyasete muhabbet kültürünü egemen kılacağız. Yunus Emre’nin deyişiyle, “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” diyoruz. Bu Ramazan sofrasında, İstanbul’umuzun bu aziz köşesinden bütün ülkemize ve milletimize sesleniyoruz. Kinlere, nefret diline son vereceğiz. Muhabbet dilini egemen kılacağız. Yunus Emre’nin sevgi dilini egemen kılacağız.
Ve Ramazan ruhunun en önemli sevgi dili olan fedakarlık, 5’inci ilkemiz. Burada da Hacı Bektaş Veli’nin diliyle, “Elini, kapını, sofranı açık tut. Ayıpları ört, Sırları tut, öfkeni yut” diyoruz.
“Yeni bir dönemin habercisiyiz”
13’üncü Cumhurbaşkanı adayımız ile çıktığımız bu yolda özetle Ramazan’ın ruhuna uygun olarak; milletimize barışı, insan onurunu, sevgiyi, muhabbeti, fedakarlığı vadediyoruz. Hiç kimsenin dışlanmadığı, din ve vicdan özgürlüğünün tam bir teminat altına alındığı, her bir inancın saygı gördüğü, her etnik kökenin, her dinin aziz kabul edildiği yeni bir dönemin habercisiyiz. Allah, Ramazan Bayramından sonra, baharı, insan onurunu, barışla, muhabbetle, sevgiyle, nezaketle karşılamayı bize nasip etsin, gençlerimize umut dolu geleceği inşa edebilmemiz için bize güç versin.
Büşra İrem ÇAM/Ankara, BHA- Gelecek Partisi’nin İstanbul’da düzenlediği iftar programında konuşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Hiç kimsenin dışlanmadığı, din ve vicdan özgürlüğünün tam bir teminat altına alındığı, her bir inancın saygı gördüğü, her etnik kökenin, her dinin aziz kabul edildiği yeni bir dönemin habercisiyiz” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen iftar programına Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi üyeleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı katıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ardından konuşma yapan Davutoğlu, konuşmasına 13’üncü Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Millet İttifakı’nın Genel Başkanlarını, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, STK’ları ve vatandaşları selamlayarak başladı.
İmamoğlu'nun konuşması için tıklayın.
Davutoğlu yaptığı konuşmada şu sözleri kaydetti:
Millet Soframız, milletimize hayırlı, ülkemize bereketli olsun. Geçtiğimiz ay yaşadığımız deprem felaketinde hayatlarını kaybeden saygıdeğer vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Rabbimden bu mübarek gecede, ülkemize bir daha böyle bir felaket yaşatmaması için niyazda bulunuyorum. Allah ülkemizi, milletimizi aziz eylesin.
“Milletimize barış taahhüdünü veriyoruz”
Ramazan ayı, bu yıl bir seçimin öncesine geldi. Aslında Ramazan ayı bu vesile ile siyasetimize belli ilkelerin hatırlatılması için bir vesile oluyor. Öncelikle barış ilkesi… Aziz dinimiz İslam’ın kelime kökü olan slm, barış anlamına gelmektedir. İslam barış dinidir derken, bütün insanlığa barış mesajı sunan bir ilahi kelamdan bahsediyoruz. Biz barışın öncüsü olmak zorundayız. İslam dininin esası olan ve kelimenin kökünde huzuru, güvenliği, esenliği, barışı temsil eden aziz dinimizi hakkıyla temsil etme sorumluluğunu üzerimizde taşıyoruz. Bu mübarek ramazan gecesinde, Millet Soframızı oluşturan Genel Başkanlar olarak, milletimize barış taahhüdünde bulunuyoruz. Millet İttifakı; Millet Sofrası, Halil İbrahim sofrası, 200 yıllık modernleşme tarihimizin, 150 yıllık meclis tarihimizin, 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin ve 75 yıllık demokrasimizin en büyük toplumsal barış projesidir. Bu yolla Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına girerken, İstiklal Savaşı’mızın bütün kahramanlarını başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere rahmetle anıyor ve bu Ramazan sofrasından toplumumuzda istiklali, barışı egemen kılacağımız sözünü veriyoruz.
“Bütün farklılıkları çeşitlilik kabul ediyoruz”
İkinci ilkemiz insan onurudur. Siyasetimizin esası insan onurudur. Şeyh Galip’in deyişiyle, “Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen” Alemin özü olan insanı, varlığın göz bebeği olan insanı hedef edinmeyen, ona özgürlüğü, güvenliği, huzuru vadetmeyen hiçbir siyaset Ramazan ruhunun aslına uygun olamaz. Biz, eşrefi mahlukat olan insanı, hiçbir ayrım gözetmeden 85 Milyon omuz omuza, bütün etnik, dini farklılıkları bir çeşitlilik kabul ederek, bir zenginlik kabul ederek bir araya getirme taahhüdünde bulunuyoruz.
“Kine, düşmanlığa son vereceğiz”
Üçüncüsü muhabbet. Kendisinden feyz aldığım, mekanı Anadolu’nun ruhunu temsil eden HZ. Mevlana’nın deyişiyle, biz bu topraklara ancak ve ancak sevgi tohumları ekmeye geldik. Kutuplaşmayı, ötekileştirmeyi, düşmanlaştırmayı şiar edinenlere karşı, biz muhabbeti, sevgiyi, uzlaşıyı egemen kılacağız. Anadolu’nun her bir köşesine sevgi tohumları ekeceğiz. Kine, nefrete, düşmanlığa son vereceğiz.
“Muhabbeti egemen kılacağız”
Dördüncü önemli ilkemiz, işte kin ve nefrete son vererek siyasete muhabbet kültürünü egemen kılacağız. Yunus Emre’nin deyişiyle, “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” diyoruz. Bu Ramazan sofrasında, İstanbul’umuzun bu aziz köşesinden bütün ülkemize ve milletimize sesleniyoruz. Kinlere, nefret diline son vereceğiz. Muhabbet dilini egemen kılacağız. Yunus Emre’nin sevgi dilini egemen kılacağız.
Ve Ramazan ruhunun en önemli sevgi dili olan fedakarlık, 5’inci ilkemiz. Burada da Hacı Bektaş Veli’nin diliyle, “Elini, kapını, sofranı açık tut. Ayıpları ört, Sırları tut, öfkeni yut” diyoruz.
“Yeni bir dönemin habercisiyiz”
13’üncü Cumhurbaşkanı adayımız ile çıktığımız bu yolda özetle Ramazan’ın ruhuna uygun olarak; milletimize barışı, insan onurunu, sevgiyi, muhabbeti, fedakarlığı vadediyoruz. Hiç kimsenin dışlanmadığı, din ve vicdan özgürlüğünün tam bir teminat altına alındığı, her bir inancın saygı gördüğü, her etnik kökenin, her dinin aziz kabul edildiği yeni bir dönemin habercisiyiz. Allah, Ramazan Bayramından sonra, baharı, insan onurunu, barışla, muhabbetle, sevgiyle, nezaketle karşılamayı bize nasip etsin, gençlerimize umut dolu geleceği inşa edebilmemiz için bize güç versin.