Ankara

AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz "Çevre Koruma Haftası" kapsamında mesaj yayınladı

Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz 5-11 Haziran “Çevre Koruma Haftası”na yönelik bir mesaj paylaştı. Mesajda kuraklığı, hava kirliliği, biyolojik çeşitlilik kaybı gibi doğayı tehlikeye atan konulara da değinildi.

Ankara Kent Konseyi
Ankara Kent Konseyi
Editör
09 Haziran 2026 11:33

ANKARA-BHA

Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, 5-11 Haziran “Çevre Koruma Haftası” kapsamında, kent ve ülke için sağlıklı bir tabiat temennisinde bulunduğu bir mesaj yayınladı.

“Dünyayı miras değil emanet olarak görmenin zamanıdır" 

 

Çevre sorunlarının sadece Aktivistlerin değil, tüm insanlığın problemi olması gerektiğini savunan AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz sözlerine şu ifadeleri kullanarak başladı;

“Çevre Koruma Haftası vesilesiyle bir kez daha hatırlıyoruz ki; insanlık tarihinin en büyük çelişkilerinden biri, yaşamını doğadan alırken doğayı tüketmeye devam etmesidir. Oysa tabiat, yalnızca üzerinde yaşadığımız bir alan değil, nefesimizin, suyumuzun, gıdamızın ve geleceğimizin kaynağıdır. Bugün çevre sorunları artık yalnızca çevrecilerin gündemi değil; şehirlerin, ekonomilerin, sağlığın ve toplumsal yaşamın en önemli meselesidir. İklim değişikliğinden kuraklığa, hava kirliliğinden biyolojik çeşitlilik kaybına kadar karşı karşıya olduğumuz her sorun, doğayla kurduğumuz ilişkinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.”

 

“Bir ağacın sessizliği bazen bin uyarıdan daha güçlüdür" 

 

Doğası güçlü bir kent yaşamı için, toplum olarak el ele mücadele etmenin önemine vurgu yapan Halil İbrahim Yılmaz şöyle konuştu;

“Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, doğaya hükmettiğini düşünmesidir. Oysa kuruyan bir dere, sessiz kalan bir ağaç, kesilen bir orman ya da kirletilen bir toprak; aslında insanın kendi yaşam alanından eksilen değerdir. Doğa ile mücadele eden değil, doğa ile uyum içinde yaşayan toplumlar geleceğe daha güçlü yürüyebilecektir. Ankara Kent Konseyi olarak sürdürülebilir şehircilik anlayışını, çevre duyarlılığını ve doğal kaynakların korunmasını yalnızca bir politika değil, ortak bir yaşam sorumluluğu olarak görüyoruz. Daha yaşanabilir bir Ankara ve daha sağlıklı bir gelecek için, etrafımızdaki binlerce uyarıyı fark etmenin ve çevre bilincinin, toplumun her kesiminde güçlenmesi gerektiğine inanıyoruz.”

 

“Toprağın sabrını tüketmeden geleceği inşa etmeliyiz" 

 

İhtiyacımız olanın bina veya taştan ziyade, yeşil alan ve doğa olduğuna vurgu yapan Halil İbrahim Yılmaz konuşmalarını şu sözlerle sonlandırdı;

“Toprak, insanlığın en kadim yol arkadaşıdır. Yüzyıllardır üzerindeki yükü sessizce taşımış, ektiğimizi büyütmüş, döktüğümüzü temizlemeye çalışmış, bize yaşam vermeye devam etmiştir. Toprağın sabrını tüketmek yalnızca doğaya değil, geleceğimize de borç yüklemektir. Çünkü toprağın kaybettiği her değer, yarının sofralarından eksilen bir lokma, çocuklarımızın nefesinden eksilen bir umut anlamına gelmektedir. Bu nedenle kalkınmayı, üretimi ve şehirleşmeyi doğayla çatışan değil, onunla uyum içinde ilerleyen bir anlayışla ele almak zorundayız. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirasın daha yüksek binalar değil, daha temiz bir hava; daha geniş yollar değil, daha sağlıklı ekosistemler; daha fazla tüketim değil, daha yaşanabilir bir dünya olduğunu unutmamalıyız. “Çevre Koruma Haftası”nın, doğaya karşı sorumluluklarımızı yeniden hatırlatmamıza vesile olmasını diliyor, çevre için emek veren tüm kurumlara, gönüllülere, Akademisyenlere ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!