ANKARA - BHA
Gazeteci yazar Dursun Erkılıç , ''Kara gözlüm, nisan ayı gelince…'' başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:
Dışarıda;
ABD Başkanı Trump, daldığı zafer sarhoşluğundan ateşkes ile ayılıyor; yine de rastgele tehdit savurmaya bayılıyordu…
Bibi, Telaviv sokaklarına yayılan protestolara rağmen, yayılmacı politika ile yayıldıkça yayılıyordu…
Putin ve Şi Cinping’in savaşa karşı takındığı tavır, ‘rakibin hata yapıyorsa ses etme’ taktiği sayılıyordu!
Gençliğimizin süper starlarından Aşık Mahzuni Şerif, bugün bile, “Amerika katil katil” diye bağırıyordu!
***
Mahzuni dedim de “Kara gözlüm nisan ayı gelince” türküsü geldi hatırıma.
Güneşin bulutları yendiği, meltem için ‘iyi ki esiyor’ dendiği demlerde türkü çığırmak can yakmaz, cana can katardı ama esrarengiz halleri de hesaba katmak gerekirdi.
Misal, ben, Mahzuni’ye seğirtip, “Ey büyük ozan, nedir bu nisan ayının esbabı mucibesi” diye sorsam, diyeceği belliydi;
Kara gözlüm nisan ayı gelince / Gene yolumuzda gurbet görünür
Akar gözlerimden in...