ANKARA-BHA
Bugün dünya birincil enerji üretiminin yüzde 80’inden fazlasını hâlâ petrol, kömür ve gazdan sağlıyor; fosil yakıtlar ise küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 68’ini oluşturuyor. Bu tablo, iklim krizinin artık çevresel olduğu kadar ekonomik ve sosyal bir kırılganlık meselesi haline geldiğini açık biçimde ortaya koyuyor.
İklim krizi derinleşiyor, yaşam maliyetleri artıyor ve enerji sistemleri kırılganlaşıyor. Sel, kuraklık ve aşırı sıcaklıklar giderek daha sık ve yıkıcı hale gelirken, fosil yakıtlara dayalı mevcut model hem iklimi hem de toplumları zorluyor. Son on yılın, yani 2015–2024 döneminin, kayıtlara geçen en sıcak dönem olması; ölçülen en sıcak sekiz yılın tamamının son on yıl içinde yaşanması, artık karşı karşıya olduğumuz riskin geleceğe ait bir senaryo değil, bugünün gerçeği olduğunu gösteriyor.
...