ANKARA - BHA 

Spor yazarı Ömer Gürsoy'un ifadeleri:

Türk tenisinde yeni bir elbise zamanı

Mevlana’nın çok sevdiğim bir sözü vardır:

“Yüz ayak merdivenin iki ayağı noksansa , dama çıkmak isteyen çıkamaz.”

Bizim tenis hikâyemiz tam olarak buna benziyor.

Yıllardır merdiven çıkıyoruz.
Tesis yapıyoruz.
Turnuva alıyoruz.
Organizasyon düzenliyoruz.
Sponsorluk kovalıyoruz.
Toplantılar yapıyoruz.

98 basamağı çıkıyoruz belki.

Ama ah işte o son iki basamak yok ( mu).. 

Ve sonra şaşırıyoruz:
“Neden hâlâ yukarı çıkamıyoruz?”

Artık lafı dolandırmanın anlamı yok.

Türk tenisinde sorun yetenek değil.
Para değil.
Tesis hiç değil.

Sorun doğrudan zihniyet.

Çünkü bu ülkede tenis aslında sandığımızdan çok daha köklü bir mirasa sahip.

1910’da, Cumhuriyet’ten önce bu topraklarda tenis oynanıyordu.
Anadolu’ya yayıldı.
Şehir kulüpleri kuruldu.
Devlet ve belediyeler en kıymetli arsalarını tenis kulüplerine tahsis etti.

Basketbola, voleybola böyle bir alan açıldığını...