ANKARA - BHA
Spor yazarı Ömer Gürsoy'un ifadeleri:
''Bir şehir büyürken ekonomisi değişir, sosyolojisi dönüşür… ve bütün bunların izdüşümü en net şekilde kulüplerinde görülür. Tenis kulüpleri de bundan bağımsız değildir.
Uzun zamandır Türkiye’de tenis adına en önemli başlıklardan birinin “şehir kulübü” kavramı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir kulüp sadece kortlardan ibaret değildir. Orası bir yaşam alanıdır; insanların bir araya geldiği, sosyalleştiği, nefes aldığı bir merkezdir. Ama aynı zamanda, ülke tenisinin geleceğini inşa eden bir üretim sahasıdır.
İşte tam da bu yüzden, bir kulübün gerçek anlamda “şehir kulübü” olabilmesi için iki temel sorumluluğu birlikte taşıması gerekir:
Hem üyelerinin sosyal hayatına değer katmak, hem de sporcu yetiştirmek…
Biri eksikse, ortaya çıkan yapı eksiktir.
Bugün Türkiye’de ne yazık ki bu dengenin çoğu yerde bozulduğunu görüyoruz. Özellikle kamu arazileri üzerinde yükselen bazı kulüplerin, tenisi bir amaçtan çok sosyalleşmenin aracı haline getirdiği bir gerçek. Oysa kamudan alınan her imkân, beraberinde daha büyük bir sorumluluk getirir: daha fazla sporcu, daha fa...