ANKARA - BHA

Türkiye’de sağlık sistemini, hasta–hekim ilişkisini ve kamu maliyesini doğrudan ilgilendiren son yargı kararı, malpraktis hukukunda yaşanan yapısal sorunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Hastanın kendi özgür iradesiyle prenatal tarama testlerini reddettiğinin tüm tıbbi kayıtlarda açıkça yer almasına ve bilirkişi raporunda “hekimin kusuru yoktur” denmesine rağmen hekimin tazminata mahkûm edilmesi, sağlık camiasında ciddi bir endişe yarattı. Kaldı ki şikayetçi ailenin bu 3.gebeliği ve bunu bilmemesi mümkün değil. Ayrıca bu testler kesin tanı da veremiyor. Ayrıca Down Sendromlu da olsa bir insanın hayatını sona erdirme hakkı hekime verilmemiştir.

Konuya ilişkin X platformunda düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, yaşananların münferit bir dava değil, mevzuat eksikliğinin doğrudan sonucu olduğunu vurguladı.

77 milyon TL’lik talep: Sistemsel risk

Uzm. Dr. Kurban, malpraktis davalarında talep edilen tazminat tutarı üzerinden yüzde 6 oranında vergi ödenmesi gerektiğini hatırlatarak,...