Berna KAYA
Evli olmak, işverenler tarafından genellikle istikrar ve sorumluluk bilinci ile ilişkilendirilir. Kurumsal dünyada önemli kararlar alan bir liderin özel hayatında da istikrarlı olması, iş dünyasında güvenilirlik göstergesi olarak kabul edilir. Büyük bankalar ve finans kuruluşları, yöneticilerinin düzgün bir aile hayatına sahip olmasını ister. Bekar bir yöneticiye kıyasla, evli bir yöneticinin daha az riskli olduğu düşünülür.
Toplantı odasında iki aday var: Biri evli, 15 yıllık tecrübeye sahip; diğeri bekar, aynı tecrübede ve hatta daha yüksek performans göstermiş. Kim seçiliyor? Çoğu zaman evli olan. Çünkü ‘istikrarlı, güvenilir ve yerleşik’ bir hayatı var. Peki, bu gerçekten güvenilirlik mi, yoksa sadece eski bir alışkanlık mı?
Ancak burada ciddi bir güç eşitsizliği ve sistemsel bir problem var. Evli yöneticilerin “daha az riskli” olarak görülmesi, aslında yüzeysel bir güven algısı yaratıyor.
Kadın Çalışanlar İçin Görünmez Engel
Erkek egemen yönetim anlayışı, kadın çalışanları dezavantajlı hale getiriyor.
Bekar ya da kariyer odaklı kadınların, üst düzey erkek yöneticiler tarafın...