ANKARA-BHA
Prof. Dr. Zakir Avşar, "Darbe çağıran muhalefet mi olur?" başlıklı yazısında özetle şunlara yer verdi:
"Yolsuzluk ve yozlaşma batağına her geçen gün biraz daha fazla saplanan, kurtulmak için seçtiği yol nedeniyle çamurlaşan ana muhalefet partisi, şimdi de işi “sokak”, “meydan”, “darbe” gibi demokrasi ve hukuk devleti ile hiçbir şekilde bağdaşmayan bir yere doğru götürdü.
Yapmış oldukları fiillerden, haklarındaki iddialardan dolayı idari ve yargısal olarak hesap vermesi gerekenleri korumak için “düşman hukuku” saçmalığına sığınan, bağımsız Türk yargısı tarafından somut deliller, kuvvetli suç şüphesi nedeniyle tutuklananlar için “esir” ifadesi kullanan, cumhurbaşkanına darbeci, cuntabaşı, hükümete cunta gibi yakışık almaz nitelemelerde bulunan ana muhalefet genel başkanı var…
Oysaki demokrasilerde muhalefet, siyasal sistemin denge-denetleme işlevini yerine getiren, çoğulculuğun teminatı ve halk egemenliğinin sürdürülebilirliğinin sigortası niteliği taşıyan bir kurumsal aktördür.
...