ANKARA-BHA

Avrupa Birliği’nde CSRD ve ESRS ile, Türkiye’de ise TSRS ile bu alan hukuki bir zemine oturdu. Ancak asıl dikkat çekici fark, bu raporları hazırlayacak uzmanların nasıl tanımlandığı noktasında ortaya çıkıyor. iSG Haber köşe yazarlarından İSAF Genel Başkan Vekili & Finansman ve Risk Değerlendirme Eğitmeni Şah Şeyhmus Ektirici durumu şu şekilde ele alıyor;

Giriş

Kurumsal sürdürülebilirlik raporlaması, işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarını paydaşlarına şeffaf bir biçimde açıklamasını sağlayan kritik bir süreçtir.

Bu alandaki küresel eğilimler, standartlaştırılmış çerçevelerin benimsenmesini zorunlu kılmaktadır. Avrupa Birliği (AB), Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Direktifi (CSRD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) ile kapsamlı bir düzenleyici model oluştururken; Türkiye, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) çerçevesini benimsemiştir. Bu standartların etkin uygulanması, özel bir uzmanlık bilgisi gerektirmekte olup, AB ve Türkiye’de bu uzman...