Akbaş, Erzincan’ın hem doğası hem de kültürel zenginlikleriyle fotoğrafçılar için eşsiz bir hazine olduğunu belirtti.
Akbaş, "Ülkemizde bizi heyecanlandıran coğrafyalardan bir tanesi Erzincan. Gerçi bu kadar gelip geçtik buradan ama artık duruyoruz. Çünkü gerçekten burası fotoğraf potansiyeli çok yüksek bir şehir. Neden biliyor musun? Bak, şimdi Kızılcılar'dan aşağı iniyorsun, tekrar çıkıyorsun Sakatut'un geçidine. İn oradan aşağı, dağlar bitmiyor. Her taraf dağ. Dağlar güzellikler demek, zenginlik demek. Bütün dünya Nepal’e akıyor, Tibet’e gidiyor, Pakistan’ın kuzeni gidiyor. Dağları görmeye gidiyor. Çünkü dağlar o kadar güzel yükseltiler ki, görsel sanatları besliyor. Üçüncü boyut tadı veriyor onların yükseltileri. İşte Erzincan. Sağa bakıyorsun Muzurlar, sola bakıyorsun Keşiş Dağları. Oraya çıkıyorsun, göller, yaban hayatı, dağ keçileri, ayılar. Aşağıya geliyorsun Fırat’ın etrafında sansar ve çevresinde susamuru. Saymakla bitecek gibi değil. Bunlar fotoğrafçıyı besleyen ögeler.
Bunun dışında tarih var; Avrenk Manastırı, tarih ve kültür hazinesi, müthiş bir güzellik orada yatan tek başına gökyüzün...