ANKARA - BHA

Eğitimci-Türkolog Hayat Aras, ''Altay’dan Anadolu’ya Bitikler 1: Az Gittim, Uz Gittim'' adlı yazısında şu ifadelere yer verdi:

''Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; zamanın tersine döndüğü, buzun ateşe büründüğü bilinmez bir devirde... Az gittim, uz gittim. Dere tepe düz gittim. Çayır çimen geçerek, lale sümbül biçerek, Sibirya’nın ayazından donmuş pınarlar içerek; bir yaz, bir kış, bir de güz gittim. Yürüdüm yürüdüm, bir de dönüp arkama baktım ki ne göreyim? Ne bir bağ kalmış geride, ne de bir bahçe... Meğer koca dünyayı aşmışım da, sadece bir arpa boyu yol gitmişim.

Gittiğim yer tek bir arpa tanesi boyuysa da, ölçtüm biçtim; bir tren, iki uçak boyu yol kat etmişim. Yolum önce Novosibirsk'e düştü; oradan şamanların nefesiyle fısıldayan Altay Dağları'nın eteklerine, gizemli patikalara süzüldü. Şimdi tam önümde; göğsü göğe eren, sisler içinde devasa ve esrarengiz bir orman duruyor. Artık bu yeşil karanlığa girmek, Sibirya’nın güneyinde saklanan o tılsımlı, saklı yurda varmak vaktidir.

Dinleyenlerin aklı başta, söyleyenin dili taşta olsun! Söyleyenin dili nazardan korunsun, dinleyenin zihni masalla dolsun....