Ankara-BHA

Dr. Hikmet Eren yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar uzanan coğrafyada tarihi ve kültürel bağlarını, modern diplomasinin gerektirdiği stratejik enstrümanlarla birleştirdiğini vurguladı. Türk dünyasının, Türkiye’nin dış politika mimarisinde sadece bir kardeşlik bağı değil, aynı zamanda küresel bir güç merkezi olma yolunda stratejik bir eksen olduğunu belirtti.

"Yumuşak Güç Unsurlarımız Gönül Köprülerini Tahkim Ediyor"
Türkiye’nin bölgedeki etkisinin sadece siyasi ve ekonomik düzlemde kalmadığını ifade eden Dr. Hikmet Eren, kamu diplomasisi kurumlarının bu süreçteki rolüne dikkat çekerek: "Türkiye; TİKA’nın kalkınma projeleriyle bölge insanının hayatına dokunurken, Yunus Emre Enstitüsü ile Türkçemizi ve kültürümüzü bir dünya dili olarak konumlandırmaktadır. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) üzerinden yürütülen eğitim ve diaspora çalışmaları, yarının liderlerini Türkiye dostu olarak yetiştirmekte; TRT Avaz ise ortak sesimiz ve ortak hafızamız olarak 250 milyonluk bir coğrafyayı aynı ekranda buluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Kurumsallaşma, Birlik...