ANKARA - BHA

“Bu tarih, devletin yönetim anlayışından ekonomik modele, dış politikadan toplumsal yapıya kadar çok boyutlu bir değişimin miladı olmuştur.” diyen Prof. Dr. Zakir Avşar, 2002 sonrasında inşa edilen siyasal istikrarın, 1990’lı yılların koalisyon krizleriyle şekillenen kırılgan yönetim modeline karşı güçlü bir yürütme ve seçmen desteğine dayalı meşruiyet zemini oluşturduğunu belirtti.

“Vesayet sisteminden sivil siyasete geçişin kurumsallaşması”

Avşar, AK Parti döneminde demokratik süreçlerin yalnızca seçimlerle değil, vesayet mekanizmalarının geriletilmesiyle derinleştiğini ifade etti.
2007’deki e-muhtıra, 2008’deki kapatma davası ve 2013 sonrasındaki yargı merkezli müdahale girişimlerinin “seçilmiş iktidar” ile “atanmış otorite” arasındaki tarihsel gerilimi gözler önüne serdiğini hatırlatan Avşar, “15 Temmuz 2016 darbe girişimi, Türkiye’nin demokratik olgunluk seviyesinin en somut göstergesi olmuştur. Halkın ve kurumların kararlı duruşu, sivil iradenin üstünlüğünü perçinlemiştir.” dedi.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi (2007), 2010 Anayasa reformu ve 2017’deki Cumhurbaşkanlı...